able Turki

pengucapan
s. yapabilen, muktedir, gücü yeten, yetenekli, beceri gerektiren, ebilen

Contoh kalimat

Betty was able to jump over the log.
Betty kütüğün üzerinden atlamayı başardı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Trusting God won’t make the mountain smaller but it will make climbing easier. Hope you will be able to climb all your mountains always. Good Luck
Yaratıcığa gücenmek dağları küçültmese de tırmanmayı kolaylaştırır. Umarım her zaman önüne çıkan bütün dağları aşarsın. İyi şanslar.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I don’t regret loving you. I don’t regret trusting you. I regret giving you the power to hurt me in a way that I’ll never be able to be find again
Seni sevdiğime, güvendiğime pişman olmuyorum. Sana bir daha asla bulamayacağım şekilde bir gücü beni incitmen için verdiğime pişman oluyorum.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I'll be able to finish in a day or two.
Bir yada iki gün içinde bitirebileceğim.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
He wasn't able to attend the party.
Partiye katılamadı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
He wasn't able to stand up at once.
Hemen ayağa kalkamadı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
She is able to grasp the situation.
Durumu kavrayabilir.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
She is able to speak ten languages.
O on dili konuşabiliyor.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Nobody was able to suggest a solution.
Kimse bir çözüm öneremedi.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I was able to answer all the questions.
Tüm soruları cevaplayabildim.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!

Sinonim

1. skillful: dexterous, accomplished, good, strong, clever, gifted
2. capable: apt, proper, adequate, competent, efficient, fit, good



© dictionarist.com