bright Turki

pengucapan
s. parlak, aydınlık, ışıltılı, neşeli, canlı, şanlı, görkemli, berrak; zeki

Contoh kalimat

The sun is bright in the summertime.
Yazın güneş çok parlaktır.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I think Tomy is very bright.
Bence Tomy parlak zekalı biri.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
This is a bright, sunny day.
Bugün hava parlak ve güneşli.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
The foliage turns bright red and orange.
Yapraklar parlak kırmızı ve turuncuya dönüşürler.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
The leaves turn bright red and orange.
Yapraklar parlak kırmızı ve turuncuya dönüşürler.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
From all the things I fail to do I never fail to think of you. Sweet as an angel, bright like a star, a wonderful person that’s what you are
Yapmayı unuttuğum onca şey arasında bir tek seni düşünmeyi unutmuyorum. Bir melek kadar şevimli, yıldızlar kadar parlak muhteşem bir insansın.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Do you have a bright light for reading?
Okuma için parlak bir ışığınız var mı?
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
They painted their house bright yellow.
Evlerini parlak sarıya boyadılar.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Mary wants to paint her car bright blue.
Mary arabasını parlak maviye boyamak istiyor.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
She is not only pretty but also bright.
Sadece güzel değil aynı zamanda da zeki.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com