distressing Turki

pengucapan
s. üzücü, acıklı, ızdıraplı

Contoh kalimat

That's really distressing.
O gerçekten üzücü.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
The ship's captain ordered the radio operator to send a distress signal.
Geminin kaptanı telsiz operatörüne imdat sinyali göndermesini emretti.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Tom appears distressed.
Tom sıkıntılı görünüyor.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Tom is distressed.
Tom sıkıntılı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Tom seems distressed.
Tom sıkıntılı görünüyor.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Tom was distressed.
Tom sıkıntılıydı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
You look distressed.
Sıkıntılı görünüyorsun.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Famine caused great distress among the people.
Açlık insanlar arasında büyük sıkıntıya neden oldu.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
His nagging distressed her.
Onun dırdırı onu üzdü.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I'm distressed by the daily squabbles.
Günlük çekişmeler yüzünden sıkıntılıyım.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!

Sinonim

crucial: brisk, climacteric, fine, acute, incisive, fierce, pungent



© dictionarist.com