lecture Turki

pengucapan
f. konferans vermek, ders vermek, ders anlatmak, öğütler vermek, uyarmak, azarlamak
i. konferans, ders, uzun öğüt, uyarı, azar

Contoh kalimat

The lecture lasted for two hours.
Konferans iki saat sürdü.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
A lot of people came to the lecture.
Konferansa bir sürü insan geldi.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
What is the subject of your lecture?
Senin konferansın konusu nedir?
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I concentrated my attention on the lecture.
Dikkatimi derse verdim.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I ought to have attended the lecture.
Konferansa katılmalıydım.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
A few people clapped after his lecture.
Onun konferansından sonra birkaç kişi alkışladı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
The speaker organized his lecture notes.
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
There's rain forecast tomorrow. So the company will have a light afternoon of lecture and classroom instruction.
yarın yağmur yağması bekleniyor. Bu yüzden bölük, derslerden ve sınıf eğitiminden oluşan hafif bir öğleden sonra geçirecek
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
We listened to his lecture on the radio.
Radyoda onun konferansını dinledik.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Many students were present at the lecture.
Çok sayıda öğrenci konferansta hazır bulundu.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!




© dictionarist.com