office Turki

pengucapan
i. ofis, büro, devlet dairesi, bakanlık, görev, sorumluluk, ima, kiler, ambar, dini tören, makam
s. büro

Contoh kalimat

His fellow workers at the office invited him to drink something after work.
İş arkadaşları işten sonra bir şeyler içmeye davet ettiler.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
What is your father's function at the office?
Babanın bürodaki görevi ne?
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
What does your father do at the office?
Baban büroda ne iş yapar?
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
He didn’t drive past the post office.
Postanenin önünden geçmedi.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Me and my collegue were sharing the office. 
Ben ve iş arkadaşım ofis odasını paylaşıyorduk. 
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
She has worked in our office for a year.
O, bizim büromuzda bir yıl çalıştı. (Şu anda da çalışıyor anlamı çıkıyor.)
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I must send a report to Head Office every week.
Her hafta Merkez Şube’ye bir rapor göndermeliyim. 
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
The girl who saw us works in our office. 
Bizi gören kız bizim büroda çalışıyor.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Please visit us in our new office.
Lütfen bizi yeni ofisimizde ziyaret edin.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
He's just an ordinary office worker.
O sadece sıradan bir büro çalışanıdır.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!




© dictionarist.com