rumour Turki

pengucapan
f. yaymak, dedikodusunu çıkarmak
i. söylenti, dedikodu, şayia, rivayet

Contoh kalimat

A rumor circulated through the city.
ޞehirde bir söylenti dolaşıyordu.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I've heard rumors about Nicholas and Mary.
Nicholas ve Mary hakkında dedikodular duydum.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Unfortunately that rumor is true.
Maalesef söylenti gerçektir.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I've just heard a disturbing rumor.
Az önce rahatsız edici bir söylenti duydum.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
That's a completely unfounded rumor.
O tamamen asılsız bir söylenti.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I don't know the origin of the rumor.
Ben söylentinin kaynağını bilmiyorum.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
There are rumors that he will resign.
Onun istifa edeceği söylentileri var.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
There is a rumor that she got married.
Onun evlendiğine dair bir söylenti var.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
The rumor is not true as far as I know.
Bildiğim kadarıyla söylenti doğru değildir.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
The rumor proved to be an absolute lie.
Söylentinin kesin bir yalan olduğunu kanıtlandı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!



dictionary extension
© dictionarist.com