shiny Turki

pengucapan
s. parlak, eskimiş (elbise), parlamış (eski)

Contoh kalimat

The sun is very shiny in the summertime.
Yazın güneş çok ışık saçar.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
When they broke its lock and opened the chest, to their surprise they saw it was full of bright and shiny gold! They felt very happy.
Sandığın kilidini kırıp, kapağını açınca, bir de ne görsünler: Çil çil altınlarla dolu değil miymiş sandığın içi… Çok sevinmişler.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
(herbert's voice):
You want a nice, shiny red apple
to put in that pie?
Pastaya koymak için güzel,
parlak kırmızı bir elma ister misin?
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I don't like this paper. It's too shiny.
Bu kağıdı beğenmedim. Çok parlak.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I had never seen such a shiny star.
Böyle parlak bir yıldız hiç görmedim.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
It's shiny.
O parlak.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Using high heat settings while ironing synthetic fabrics will melt the synthetic fibers and cause visible permanent damage, which often looks like a shiny area where the too-hot iron had the longest contact with the fabric.
Sentetik kumaşları ütülerken yüksek ısı ayarları kullanmak sentetik kumaşları eritecek ve görülebilir kalıcı hasara sebep olacaktır, bu, çok sıcak ütünün kumaşla en uzun temas ettiği yerde çoğunlukla parlak bir alan gibi görünür.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!



dictionary extension
© dictionarist.com