strong Turki

pengucapan
s. güçlü, ağır, demir gibi, kuvvetli, sağlam, sert, şiddetli, keskin, alkollü, kıvrak, yetenekli, istekli, istikrarlı, iradeli, koyu, gür
zf. güçlü olarak, kuvvetle, şiddetle

Contoh kalimat

Chewing bone keeps a dog's teeth strong and healthy.
Kemik kemirmek bir köpeğin dişlerini sağlam ve sağlıklı olmasını sağlar.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
A frog has strong back legs.
Bir kurbağanın güçlü arka ayakları vardır.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
There was a strong wind that day.
O gün güçlü bir rüzgar vardı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
She has a strong dislike of insects.
Onun böceklere karşı güçlü bir antipatisi var.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
This coffee is too strong for me.
Bu kahve benim için çok koyu.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
My father used to be a strong man.
Babam güçlü bir adamdı.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Opposition to the bill was strong.
Tasarıya karşı muhalefet güçlüydü.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
She has a very strong personality.
Çok güçlü bir kişiliği vardır.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
She's a woman of strong character.
Güçlü karakteri olan bir kadındır.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Strong winds accompanied the rain.
Güçlü rüzgarlar yağmura eşlik etti.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com