body Turki

pengucapan
i. karoser, vücut, gövde, beden, ceset, cisim; hacim; büyük kısım; birlik, grup, kuruluş, kütle

body Inggris

n. physical form of a person or animal; corpse, carcass; torso; main part, mass; group (of people, things, ideas, etc.); substance; human being
n. leotard, tight-fitting body suit
n. body

Contoh kalimat

Our heart makes blood move throughout our body.
Kalbimiz, kanın vücudumuzun her yanında dolaşmasını sağlar.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
I try to keep a healthy body.
Vücudumun sağlıklı olmasına çalışırım.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
All the parts of a person or animal are its body.
İnsanların ve hayvanların organlarının tümüne beden denir.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
His whole body was itchy.
Bütün bedeni kaşınıyordu.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
We have bones throughout our bodies.
Vücudumuzun her yanında kemikler vardır.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Dairy products will strengthen your body.
Mandıra ürünleri vücudunu güçlendirecek.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Bill thinks he is too thin and he wants to make his body bigger. 
Bill çok zayıf olduğunu ve bu nedenle vücudunu geliştirip büyütmesi gerektiğini düşünüyor.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
There are many bones in your body.
Vücudunuzda birçok kemik bulunur.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
He has red spots all over his body.
Vücudunun her tarafında kırmızı benekler var.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!
Nicholas found a dead body on the beach.
Nicholas sahilde bir ceset buldu.
pengucapan pengucapan pengucapanu Report Error!



© dictionarist.com